Nerde kalmıştık

Epeydir yazmışım ama muhtemelen o an Bilge ağlamıştır, acıkmıştır yazı taslak olarak kalmış. Birikmiş edebi yazılara ara verip düştüğüm telaşlardan söz etmek isterim. 3 ayı geçti Bilge kızım doğalı, bendeki o manik depresif lohusa psikolojisi de hafifledi. Tam olarak geçti diyemem ama değişik bir ruh haliydi yaşadığımız. Yaşadığımız diyorum çünkü evde sadece ben lohusa değildim,…

“Düğün salonu fotoğrafçısının elinde, farkımda olan herkesin, kendisine çekidüzen verip, bazen gülümseyerek bazen de gereksiz bir ciddiyetle bakışlarını yönelttiği; ânı yakalayıp anı yapan, gördüğüm herşeyin şahidi bir fotoğraf makinesiyim.” Uzun ömürlü değilim onların hayatında. Hiçbir zaman birinin hayatında uzun ömürlü olamadım. Olsam ne önemi var ki.. Onlar bazen ciddiye aldılar beni, bazen sahte bir gülümseme…

Y*k

-Neyi bekleyeceğiz Zeze? -Gökyüzünden güzel bir bulutun geçmesini. (Şeker Portakalı) Bazı şeyleri konuşmak, dile getirmek çok zordur. Bazı şeyleri susmak daha zordur. Sustuğunuz hemen anlaşılır, bir türlü saklayamazsınız. Yazıda sustuğumu çok güzel saklarım ama bir anlamı olmaz. Zaten susmak istemediğimi yazıyorum ya, öyle değil mi? Birilerine sustuğumu burda anlatmak ne derece doğru olur bilemiyorum. Ama…

Kızıma

‘Heyecanlanma’ dedi Albayım, ‘Heyecanlarını boş yere harcama.’* Bilge kuzum Bir gün seni kucağıma aldığımda önceki heyecanlarımı unutacağımı bilseydim inan hiçbir şeyi kafaya takmaz sadece seni beklemenin heyecanını yaşardım.. Bu yazıyı -olur ya insanlık hali- ileride unutursam bu günleri diyerek sana ithafen bırakıyorum. Hikayeye en başından başlayacak olursam umutsuzluğa kapıldığım bir günde almıştım haberini. Önceki yaşantılarım…

No:211

Türlü düşünce, endişe ve umut içeren o gecenin ardından 5 güzel gün geçmiş. Anne hayatı riskli dediler, bebek premature dediler ne yapacağımı bilemedim. Kimi ne derece düşüneceğimi bilemedim. Tehlikeli oyunlarını bir kez daha gördüm hayatın. Şükürler olsun bugün kızım yanımda, uykusuz ama şükür dolu bir gecenin sabahından yazıyorum. Nasıl şükredilir bilmiyorum bu ana, şu zamana…

Sürpriz

Hayatın ne kadar sürprizlerle dolu olduğunu bugün daha iyi anladım. Düne kadar tehlikeli oyunlardan oluştuğunu düşündüğüm bu hayatın tehlikeli ama bir o kadar da tatlı bir oyununa denk geldim. Aslında bizim nerden baktığımıza da bağlı değil mi? Dün gece baktığım yer sadece şaşkınlıktı, bugünse garip bir huzur.. “Oysa bizim bütün güzelliğimiz yaşantılarımızla düşündüklerimiz arasındaki acıklı…

Domates Biber Patlıcan 🍅 🍆

Hayatımda her ayrıntıya duygusal bir anlam yüklemekte usta olduğum için domates, biber, patlıcan da bundan nasibini aldı. Kimileri Barış Manço’nun o meşhur şarkısıyla sevmiştir belki bu üçlüyü ben yorgun yaz günlerimle anımsıyorum. O yaz diğerlerinden biraz daha fazla maddi sıkıntı çektiğimiz bir dönemden geçiyorduk. Yaşıtlarımızın yaz tatilinin tadını çıkardığı zamanda biz sabah beşte tütün tarlalarında…

Nereden nereye

..Ne kadar kaçmak ve uzaklaşmak arzusu ile dolu isem, o kadar da bağlanmak, kalmak, bağdaş kurup oturmak istiyorum… Sait Faik Abasıyanık Derin bir yalnızlık içinde günümüz insanları. Etrafını saran onca kalabalık, boşluklarını dolduran onca icat ya da teknoloji, kavuşmayı beklediği onca sebep ve elde ettiği isteklerine rağmen derin bir yalnızlık yaşanan. Bu yalnızlığın farkında bile…

Serzeniş

Gerçekten güçlü olmak zorunda mıyım bu hayatta? Her sıkıntıda yenilmedim pozu vermeli miyim? Ben yaşadıklarımı inkar edemem,bu kaygılı güvensiz hallerin bir sebebi var diyorum. Bahane bunlar, her şey nasip diyip geçiyor. Kafamın içindeki fırtınadan, kalbimdeki dalgalı denizden haberi olmadığı için belki de. Ben ona desem aynı sözleri, yok öyle diyebilir.. İnsanlar neden kendilerine duymak istemediklerini…

Bize Umut Lazım

Geçmişin özleminin, geleceğin endişesinin bünyemi çok yorduğu bu günlerde kendimi yine büyük bir boşlukta buldum. Kafamda binbir tilki ile dolaşırken önceki gün sabah ani bir depremle iyice karıştım. Tâbi ki sonrasında kehanetler üst üste geldi basında. İnsan ne kadar bunaldım sıkıldım dese de yok oluşun soğuk gerçeği ile yüzleşiyor. Şunu farkettim ki aslında yaşamak istemiyorum,…

Misafir

Epeydir yazamıyorum, aslında yazıp siliyorum. Çünkü umutsuz cümleler kurduğumu farkettiğim anda o ânı hatıra bırakmamak için siliyorum. Elbette hayat devam ettiği sürece hem hüzün hem sevinç birlikte misafir oluyor ve ikisi de çok kalmıyor. Ben kendimi iyileştirene kadar umutsuz cümleleri yasak ettim kendime.. Bugün kapımıza gelen minik misafirden söz etmek istiyorum size. Sabah ben kahvaltı…

Göğe Bakalım

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım./Turgut Uyar Bir gün hiç beklenmedik bir anda iki ruh karşılaşırlar, selamlaşırlar. Tanımadıklarını düşünürler, selam sıcacık ve tanıdık gelince tamam derler ruhum seni daha önce görmüştü muhakkak. Ne de olsa bunca yıldır aynı gökyüzünün altında yaş almıştık, bir takım acılardan geçerken habersiz de olsak birbirimizden, ruhum duymuştu sesini derler. Zaman akıp…