Liebster Award

Selamlar

Bir aydır bu yazıyı hazırlamak için vakit ve dinç bir kafayı aynı zamana denk getirmeye çalışıyorum. Öncelikle bu kadar beklettiğim için Aygun Tertemiz’den @ayguntertemizblog özür dileyerek başlamalıyım sanırım..

Liebster Award’ı biraz araştırdım, bloglar arası aday gösterilen bir hoşlukmuş aslında. “Kendini anlatmak hayatta kalmaktır.” der Pessoa. Kendimi anlatma ve ifade etme imkanı sunduğu için sizin de dediğiniz gibi “Heyecanlı Bir Yazı” olacak benim için. Ödüllük bir blogum yok burası benim biraz daha açık günlüğüm gibi. Yine de güzel gönlünüz öyle gördüyse teşekkür ederim, sevgiler..

Şimdi bana yöneltilen sorulara geçiyorum.

Blogunuzun bir ev olduğunu düşünürsek içindeki 3 eşya ne olurdu, neden?

Burası hakikaten, kimi zaman döküldüğüm, kimi zaman toparlandığım, içimde kimseye açmadığım en mahrem acılarımı, karmaşalarımı bıraktığım sığındığım bir ev gibi benim için. Bu mekanda ilk gözüme çarpan bir defter, bir kalem ve bir de gaz lambası oldu.

-Neyi seversen o olursun, diyor Osho. Buna göre siz kimsiniz?

Bu çok zor bir soru, sevme kısmına gelince anlık değişebiliyor olduğum kişi. Mesela şu anda bana bu soruyu soranın heyecanını sevdiğim için ona dönüştüğümü hissediyorum. Kişileri, olayları biraz fazla içselleştirdiğim için bazen birinin acısında, bazen sevincinde hayat buluyorum. Kendilik olarak soruyorsanız eğer, ben kimim bilmiyorum ve bu soruya cevabı belki son nefesimde bulmuş olurum, ömürlük bir arayış sanki kim olduğum..

– En yakın arkadaşınızın zihninde olduğunuzu hayal edin ve bize kendinizi onun dilinden tanıtın?

Bir başkasının zihninden kendimi anlatırsam eğer onun beni gördüğü değil benim onda kendimi görmek istediğim şeklimi tasvir etmiş olurum. Kendimi kendim olarak tanıtırsam ota çöpe üzülen, hem çok mutlu hem de çok mutsuz, detaycı, biraz alaycı, biraz huysuz.. Ben yine de arkadaşıma sorayım kendimi merak ettim.

– Sizce okumak mı zihni daha çok geliştirir yazmak mı, peki neden?

Okumak zihnin kaynaklarını besler, yazmak da zihni üretmeye zorlar. Bunun yanı sıra  nitelikli olmayan okumalar ezberden öteye geçmez, özgün olmayan yazmalar da taklitten öteye geçmez. İkisi bir arada zihin için ziyafet olur. Çok mu politik bir cevap oldu?

Çalışmalarınız ve kendiniz arasındaki bağlantıyı tek bir cümle ile anlatacak olsanız bu ne olurdu ?

Çalışmalarım blog yazılarımsa eğer beni motive eden, içimi rahatlatan bir etkinlik.. Burası dışında kitap sayfası olarak kullandığım bir blog daha var. Hepsini düşünürsek bir uğraş, canlılık benim için.

– Çalışmalarınız sizinle konuşsaydı neler söylerlerdi, kendilerini nasıl hissederlerdi?

Şöyle derlerdi muhtemelen, “Yeter da bu kadar ciddiye alma bu hayatı, biraz gül değmez vallahi.”

– Hayata yeniden başlama şansınız olsaydı tüm anılarınızı kaybetme pahasına bu teklifi kabul eder miydiniz? Neden?

Tam bu soruda yazımın silinip tekrar yazmak zorunda kaldığımı söylesem inanır mısınız?

Neden olmasın? Yeni başlangıçlar her zaman yeni keşifler getirir. Kanamadan sonra bir süre anılarım gitmişti,  bu aralar geri gelenler beni çok üzüyor mesela. Giden gitsin, dönerse benimdir. Ama dünya cehennemi hep aynı olduğu için tekrar başlamak yerine bir sonu tercih ederim herhalde.

– Sait Faik, yazmasam deli olacaktım, demişti. Siz yazmasaydınız hayatınızda ne değişirdi?

Ben de deli olduğum için yazdım aslında. Uzunca bir süre kafamdakilerle boğuştuktan sonra yazacak bir yer ve kendimi anlatacak birilerini aramaya başladım. Dünyayla bir derdi olmayan insanlar yiyip içip devam ettiği için beni anlamazlardı. Muhtemelen anksiyetem artar imdadıma Xanax yetişirdi. Belki de intihar ederdim, bilemiyorum.

– Bir kitap karakteri olacaksınız ve kendi yaşantınıza geri dönemeyeceksiniz. Kimi tercih edersiniz?

Sevdiğim çok karakter var fakat eğer dönüş yoksa Tolstoy’un Diriliş kitabındaki Nehlüdov olmayı seçerdim. Farkındalıklı bir yalnızlık asil olmaz mıydı?

– Yazıyorum çünkü… Cümleyi tamamlayın?

Yazıyorum çünkü ben de varım. Beni dinlemeseniz de görmeseniz de görmezden gelseniz de yeryüzünde ben de varım. Arkamdan okuyup hep aramızdaymış desinler diye..

Sizi dünyadakilerden farklı kılan yegane özelliğiniz nedir

Bilinci acı dolu milyonlarca insan olduğuna eminim. Farklı bir kişi değil de farklı bir insan kalabalığı var diyelim onlardan biriyim. Farklılık farkındalık gerektirir ve toplum kalıplarının dışında kalmak, ötelenmek çok yorucudur.

Biraz daha ince düşününce de nüvesinde her insan aynı değerleri taşıyor. Her iyilik biraz kötülük ve bencillik, her güzellik bir parça çirkinlik barındırıyor. Benim de diğerlerinden bir farkım yok ki..

Çok iç açıcı bir yazı olmasa da memnun oldum. Kurallar benim de soru hazırlayıp adaylarıma sormam gerektiğini söylüyor fakat yapamadım, klişe soruları da yöneltip vaktinizi almak istemiyorum.

İki sorum anlam olacak. Okumayı sevdiğim bu blogların hayata dair yorumunu merak ettiğim için .
Hayatın tam olarak neresinde anlam buluyorsunuz. Arayış mı bulmak mı kıymetli sizce?
Yazarken ve yaşarken ilham kaynağınız nedir?

Adaylarım ise;

@oguzsuzen

@dunyaislerim, Gürcan Şen


@ayguntertemizbl og (Karşılıklı oluyorsa eğer.)

Kurallara uymadığım için af dilerim. Yine kurallı bir işi beceremedim. Sağlıklı günler dilerim..

7 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Aygün dedi ki:

    Öncelikle yazınızı geç gördüğüm için afedersiniz diyerek başlamak istiyorum 🙂 sorulara verdiğiniz yanıtları o kadar beğendim ki birkaç kez okudum, kendinizi çok sade ve içten bir şekilde anlatmışsınız bu yüzden sizi tanıyor gibi hissetmekten kendimi alamadım 🙂
    Liebster e kendi yorumunuzu katmışsınız bunu da sevdim sorun olacağını da sanmıyorum sürekli kuralları aynen uygulasak hayat çok sıkıcı olurdu…
    Katılımınız ve yanıtlarınız çok değerli oldu benim için, teşekkür ederim ☺️

    Liked by 1 kişi

    1. olumartigi dedi ki:

      Ben teşekkür ederim ilginiz için. ❤️ Sanırım yazıdan sonra sitesine link ekleniyor o şekilde ciddileşiyor durum, bu bizim aramızdaki şekli olarak kalsın artık. 😀🤗

      Liked by 1 kişi

      1. Aygün dedi ki:

        Olur tabiki hiç problem değil 😊

        Liked by 1 kişi

  2. The Liebster ödülü adaylığı için teşekkür ederim Formatı bütünüyle yerine getiremeyeceğim için üzgünüm ancak bana sorulan soruları cevaplamak konusunda kendimi zorunlu hissediyorum. Sorularınıza ödül adaylığı bilgilendirme yazımda cevap bulacaksınız. Saygı ve sevgilerimle

    Liked by 1 kişi

    1. olumartigi dedi ki:

      Ben de yerine getiremedim formatı ama sorularla ilgili yorumunuzu merak ediyorum doğrusu. Sevgiler..

      Beğen

      1. İlk sorunun başı beni üç gün düşündürdü, tam olarak ne istediğinizi anlamakta zorlandım. En sonunda kendimce yorumlayıp öyle cevap verdim. Bahtınıza küseceksiniz artık 🙂

        Liked by 1 kişi

      2. olumartigi dedi ki:

        Anlam arayışı mı yoksa anlamı buldum diyip yola devam etmek mi güzel demişim aslında da haklısınız eksik olmuş cümle. Benim gibi kafası karışık birinden dökülen de öyle oluyor kusura bakmayın lütfen.😊

        Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s